Archive

Posts Tagged ‘Ürün İnceleme’

Palm Pre ilk izlenimler

June 8th, 2009

Sonunda uzun zamandır beklediğimiz gün geldi ve Palm, webOS adını verdiği işletim sistemini ve bu işletim sistemi üzerinde çalışan ilk telefonu olan Palm Pre’yi görücüye çıkardı. Ürün bildiğiniz gibi şu anda sadece Amerika’da Sprint ile 2 yıl kontratlı olarak satılıyor ve operatör kilidi olduğu için ülkemizde kullanılamıyor. palm_pre_in_hands_01

Bildiğiniz gibi Palm, kişisel asistan cihazlar konusunda uzun yıllarca adından övgü ile söz edilmiş ve ciddi bir fan kitlesine sahip bir firma. Son yıllarda yaşadığı talihsizlikler ve yeni ürün çıkartmada yaşadığı zorluklar, Palm’in geçtiğimiz yıllarda iPhone, Android gibi sistemlerin gerisinde kalmasına yol açmıştı. Palm, acaba kaybettiği pazar payını bu ürün ile yakalayabilecek mi?

Donanım
Öncelikle söylemeliyim ki, Palm Pre’nin ebatları çok iyi tasarlanmış. Bir insanın avcuna tam oturuyor ve eğer karşılaştırmak gerekirse iPhone’a göre biraz daha küçük bir cihaz. Yine de ekran çözünürlüğü hem iPhone hem de Android’de alışık olduğumuz gibi 320×480 piksel ve dolayısıyla ekrandaki ikonlar ve nesneler diğer bazı akıllı telefonlara nazaran biraz daha küçük.

Palm Pre’nin klavyesi bildiğiniz üzere, fiziksel bir klavye. Bu sebeple bu cihazı bence pek çoklarının söylediği gibi bir iPhone killer olmaktan çok bir Blackberry alternatifi olarak değerlendirmek daha iyi olur. Zaten API’sinin oyun yazmaya pek müsait olmamasından ve iPhone’un giderek bir oyun cihazı olmaya doğru gitmesinden dolayı bence Palm Pre tam da doğru yerde konumlanıyor. iPhone ve Blackberry’nin ortasında bir segmentte ama biraz daha iPhone’a daha yakın…

Yukarıda yazdıklarıma muhalefet, cihazın klavyesi bence Pre’nin en zayıf olduğu yön olmuş. Klavyedeki tuşlar çok ama çok küçük. Kabartması da az olduğu için tuşlara basmak ciddi bir çaba gerektiriyor. Belki zamanla parmak alışır ama ilk sefer ele alındığında dolma parmaklı Türk erkekleri ve uzun tırnaklı bayanlar için çok uygun olmadığını düşünüyorum.

Palm Pre, ele alındığı andan itibaren estetik kaygısı güdülerek üretilmiş bir cihaz olarak kendisini anında hissettiriyor. Avuçta verdiği duygu ile, cidden kaliteli bir ürün kullandığınız hissiyatına kapılıyorsunuz. Sürgülü bir cihaz olmasına rağmen yine de kasasına gayet güzel oturmuş bir cihaz ve bazı yorumlarda yazıldığı gibi orasından burasından ses gelen bir donanım değil.

palm_pre_in_hands_02Tek sorun cihazın plastiği çok ışıltılı ve zengin durmuyor. iPhone ile ürünü karşılaştırmaya meyilli gözler, beklediği ışıltıyı göremeyince biraz hayal kırıklığına uğrayabilir belki ama yine de az önce de söylediğimiz gibi, cihaz sade, şık ve güzel.

Dokunmatik ekrana gelince, bu alanda da beklentimizi karşıladığını söyleyebilirim. Hatta multi-touch özelliği ve iPhone’larda alışık olduğumuz iki parmakla mıncıklama hareketi ile yakınlaştırma ve uzaklaştırma özelliği aynen mevcut. Bu özelliklere sahip olmayan Android’e nazaran Palm Pre, önemli bir avantaj elde ediyor.

Yazılım
webOS adı verilen işletim sistemi gerçekten de mobil dünyaya yeni bir soluk ve heyecan getirme potansiyeli taşıyor. Tabanında bir Linux olan işletim sistemi, ve üzerinde koşan Webkit tabanlı Html motoru ile webOS, sadece Html ve Javascript kullanarak gerçekten hoş bir kullanıcı deneyimi sunuyor.

Palm Pre’nin en çok merak edilen ve rakiplerine fark yaratan özelliği multi-tasking(aynı anda birden fazla uygulama çalıştırabilme) özelliği olsa gerek. Bildiğiniz gibi rakiplerinin bu tarz bir özelliği mevcut değil. Palm Pre’de aynı anda 5 adet uygulama açtığımız halde belirgin bir performans kaybı yaşamadık. Bu anlamda Palm Pre beklentilerimizi fazlasıyla karşıladı. Özellikle aynı anda açılan uygulamalar arası gesturelar (el ile yapılan dokunmatik ekran kısayolları) gerçekten çok başarılı ve etkileyici. Burada ciddi bir yaratıcılık söz konusu. Denemeden size yazı ile anlatabilmemiz mümkün değil. Eminim gördüğünüzde siz de en az bizim kadar etkileneceksiniz.

webOS’tan mı kaynaklı yoksa işlemcinin gücünden midir bilemiyoruz ama menüler arasında gezerken düğmeye basıldığı anda alınan tepki, maalesef rakiplerinin bazılarından geride kalmış durumda. Bu alanda standartlar iPhone’un kalitesi ile bu kadar çok yükselmişken, Palm’in işletim sisteminin tepki süresini uzun tutması bence çok ciddi bir hata olmuş. Eminim ki ben ve benim gibi pek çok kişi için ürün seçiminde bu tepki süresinin kısa olması önemli kriterlerden bir tanesidir ve Palm Pre bu bağlamda Android G1′den iyi durumda olsa da iPhone’a göre maalesef ki daha yavaş.

Üzerinde çalışan uygulama sayısına gelince, Palm, şahsi fikrimce önemli bir hata yaptı. SDK’sını çok küçük bir kitleye açtığı için öntanımlı yüklü gelen uygulama sayısı çok kısıtlı. Rakiplerinin mağazalarındaki yazılım sayıları artık onbinleri bulduğu için Palm’in bu konuda acil olarak bir aksiyon alması ve SDK’sını daha geniş bir kitleye açması gerekli.

Türkiye’de kullanılabilirliği
Palm Pre, 06 Haziran 2009′da sadece Amerika’da Sprint ile 2 yıl kontratlı olarak satışa sunuluyor. Zaten şu anda GSM teknolojisini desteklemediği ve operatör kilidi de olduğu için sözleşmesiz satılsa dahi Türkiye’de kullanılamıyor. Sözleşme yaptırıp ardından sözleşmeyi iptal etmek istediğimizi söylediğimizde ise 30 gün içerisinde sözleşme iptali yapılamayacağı söylendi. Bu sebeple henüz ülkemizde Palm Pre’lere rastlamamız kısa vadede hayal gibi görünüyor. Hiç bir dayanağı olmayan bir tahminde bulunursak 2009 yılı sonlarına doğru Türkiye’de Palm Pre kullanan kişiler olabilir gibi görünüyor.

pre2.jpg

Sonuç
Palm Pre’nin ciddi bir potansiyel taşıdığı apaçık ortada olsa da henüz üzerinde çalışan uygulama sayısının çok az olması, klavyesinin kullanışsızlığı ve cihazın albenisinin rakiplerine nazaran çok da fazla olmamasından dolayı pek çok kişinin beklediği gibi bir iPhone benzeri hype yaratamayacağını kolaylıkla söyleyebiliriz. Zaten ürün piyasaya çıkalı 1 gün olmasına rağmen Amerika’da Sprint mağazalarında ciddi bir kuyruk olmadığını da söylemeliyiz. Pazarlama konusunda çok da büyük bir başarı elde edilmiş gibi durmuyor. Belki ilk versiyon cihazlarda beklenen başarı elde edilemese bile, ilerleyen versiyonlarda ürün ve işletim sistemi geliştikçe ve üzerinde çalışan uygulama sayısı arttıkça, Palm’in webOS ve Pre ile ciddi bir başarı elde edebileceğine inanıyorum. Bu arada oradan birisi “iPhone Killer” mı dedi? Hayır kesinlikle değil. En azından şimdilik.

Umut Gökbayrak Palm Pre, Ürün İnceleme , , ,

HTC Magic İncelemesi

April 17th, 2009

sapphireHTC, ilk Android işletim sistemli telefonu olan Dream modelini Google ile birlikte piyasaya sürmüştü, HTC ikinci  Android işletim sistemli telefonunu da hazırlamış durumda, bu modelin adı ise Magic (diğer adı Sapphire).
İki modelin market açısından farkı, DREAM modelinin piyasaya T-Mobile ile Magic’in ise Vodafone ile çıkıyor olması. HTC Dream modeli, T-Mobile ile ilişkisi nedeni ile piyasalarda T-Mobile G1 ismiyle boy gösterirken, bir çok yerde sadece G1 veya Google Phone olarak da adlandırılmıştır.

Android işletim sistemli G1 telefonu hakkında daha önce bir dizi inceleme yazıları yazmıştık, G1 ve Android hakkında bilgi sahibi olmak için bunlara göz atabilirsiniz:

Cihazın özelliklerini aşağıda 3 başlıkta kısaca toparlamaya çalıştım:

Genel Görünüm:

HTC Magic 113 x 55 x 13.65 mm boyutlarında, oldukça hafif (118.5 gr), taşıması ve kullanması çok rahat bir telefon. Ayrıca ince yapısı ve parlak yüzeyi ile şık bir görünüme sahip. Büyük bir ihtimalle tüm Android işletim sistemli telefonlarda göreceğimiz bol miktarda (5 adet) fiziksel düğmeye sahip, ancak zarif metalik tuşları bu tuş kalabalığının çirkin bir hal almasını engellemiş. Tuşların ortasında kullanmaya çok alışamadığım bir de ışıklı iz topu bulunuyor.

Bununla birlikte HTC’nin internet sayfalarında ve başka kaynaklarda, ufak tefek değişikliklerle, farklı görünümlerde HTC Magic fotoğrafları görmek mümkün. Kiminde renk, kiminde tuş sayısı, kiminde tuş şekli birbirinden farklılık gösteriyor:

capture-3 capture-1 capture-2

Donanım:

Cihazda donanım olarak

  • Micro SD kart yuvası,
  • 3.2 Mega pixel kamera,
  • Yerçekimi sensörleri,
  • Dijital pusula,
  • Bluetooth
  • WI-FI
  • 3G
  • GPS

desteği bulunuyor. Hemen belirteyim pilini çıkartmadan sd kart değişikliği yapılabiliyor ama sim kart değişikliği yapılamıyor.

Cihaz standart bir mini usb girişine sahip bu sayede bilgisayarınızdan sd kartınızı bir usb disk olarak görüp kullanabiliyorsunuz, usb girişi aynı zamanda cihazı şarj etmek için kullanılıyor, bu çok yetenekli yuva kulaklık için de kullanılıyor, bununla birlikte cihaz standart kulaklıkları desteklemiyor.

3.2 inch LCD ekranı 320×480′lik bir çözünürlük sunuyor, tabi ki ekranı dokunmatik. Cihazın ergonomisini arttıran boyutları ekranın küçülmesine neden olmuş, 3.5 inch daha kullanışlı olabilirdi diye düşünüyorum. HTC Dream modelinde olduğu gibi fiziksel bir klavyesi yok, sanal klavye kullanmak durumundayız ki ekran boyutları bunu bir nebze zorlaştırıyor.

Kamerası 3.2 mega pixel ve oto fokus özelliğine sahip ama fotoğraf çekme programı zayıf noktalardan biri.  Hareketli cisimlerin fotoğrafını çekmek neredeyse mümkün değil, tepki süresi çok uzun.

Yazılım:

HTC Dream (G1)‘de olduğu gibi Android işletim sistemine sahip ancak bazı ek uygulamalar ve mevcut uygulamalarda iyileştirmeler içeriyor. Yani HTC Magic için özelleştirilmiş bir işletim sistemi kullanılmış. Örnek vermek gerekirse:

  • Sanal klavye desteği eklenmiş
  • Exchange desteği eklenmiş
  • Video kaydedici ve oynatıcı uygulamaları eklenmiş
  • PDF gösterici uygulaması eklenmiş

Sanal klavye yatay konum destekleyen uygulamalarda rahatlıkla kullanılabiliyor ama dikey konumda tuşlar bir hayli küçülüyor, özellikle uzun yazılar yazmaya kalktığımda çok zorluklar çektiğimi söyleyebilirim.

klavye

klavye2

Exchange desteği ise gerçekten çok başarılı, tanımı yaptıktan sonra telefonun kişiler, takvim uygulamalarıyla otomatik olarak entegre oluyor,  active sync teknolojisi ile anında maillerinizi alabiliyorsunuz.

device mail

İsterseniz ayrıca Google hesabınızı da tanımlayıp, takvim ve kişiler uygulamasında hem Google hem de Exchange Server‘dan gelen bilgilere ulaşabiliyorsunuz.  İsterseniz bu iki hesabın senkronizasyon ayarlarını ayrı ayrı düzenleyebiliyorsunuz, mesela takvim bilgileri Exchange ile senkron olsun ama kişilerim Google ile diyebiliyorsunuz.

sync sync2

Birden fazla sistem ile senkronizasyon karışıklığa neden olmuyor, çünkü bunu kolayca yönetebiliyorsunuz, mesela hem Google hem de Exchange tanımları yaptıysanız her birinden gelen takvimler ayrı ayrı renklerde gösteriliyor ve istediklerinizi kaldırıp istediklerinizi ekleyebiliyorsunuz.

calendar2 calendar

HTC Dream üzerinde çalışan Android işletim sisteminde video kaydedici bulunmamaktaydı, HTC Magic ile bu eksiklik de giderilmiş. Ayrıca PDF gösterici ile hem sd kartınızda bulunan PDF’leri hem de maillerinizde attachment olarak gelen PDF dosyalarını görüntüleyebiliyorsunuz.

pdf pdf2

Yeni eklenen uygulamaların dışında iyileştirilen uygulamalar da var, mesela Call Log uygulaması gerçekten şık bir görünüme kavuşmuş, ayrıca tüm uygulama ikonları yeniden düzenlenmiş, fotoğraf gösterici ve tarayıcı yatay konumu otomatik algılar hale gelmiş.

callog2

HTC Magic‘i 1 aydır aktif olarak kullanıyorum, sanırım böyle bir cihazı birincil telefon olarak kullanabilecek kadar memnun kaldım, çok fazla arka planda çalışan uygulama kurarsanız takılmalar kaçınılmaz oluyor, geçişler yavaşlıyor ama bir süre sonra cihazın limitlerine alışıp ona göre kullanmaya başladığınızda gerçekten keyif alıyorsunuz.

iPhone ile kıyaslandığında hangi noktada olduğunu merak edenler için söyleyeyim, bence yeryüzünde o mertebeye erişmiş bir cihaz hala yok :)

Sezer Yeşiltaş Android, Haberler, Ürün İnceleme , ,

Android’li G1′e Genel Bakış III (Kullanım)

February 19th, 2009

Android’li G1′e Genel Bakış serisinin bu bölümünde Android işletim sistemine ait bir kaç ipucu ve cihazı merak edenler ya da yeni kullanmaya başlayanlar için genel kullanıma yönelik bazı bilgiler vermek istiyoruz. İlk yazıda Google’un cihaz üzerindeki etkisinden, ikincisinde ise Android işletim sisteminden bahsetmiştik.

Android, bir masaüstü bilgisayarın sahip olduğu bazı özellikleri mobil platformda olabilecek şekliyle sunmaya çalışmış.  Telefondaki masaüstü bir Windows ya da Mac gibi  kısa yollar yaratılabilen, masaüstü widget’ların eklenebildiği, klasörler oluşturulup  içlerine uygulamaların taşınabildiği bir yapı sunuyor.

Bununla birlikte masaüstünde başlat menüsü ile bilgi ve uyarı mesajlarının yer aldığı bir panel yer alıyor. Android üzerinde gelen ön tanımlı tüm uygulamalar ve indirdiğiniz programların hepsi başlat menüsünde alfabetik olarak sıralanmaktadır:

Başlat Düğmesi:

2

Panel:

1

Panel’in içeriği:

7

Android’te 3 adet masaüstü bulunuyor, bunların arasında ekranı sağa sola ittirerek gezebiliyoruz. Masaüstünde boş bir bölgeye uzunca bir süre parmağımızı basılı tuttuğumuzda bir menü beliriyor ve buradan yaratmak istediğimiz kısayolu seçebiliyoruz:

4

  • Application: Bu bölümde kurduğumuz tüm programların bir listesi geliyor ve istediğimizi seçebiliyoruz.
  • Shortcut: Bu bölüm klasör, kontak, web bookmark, bir Gmail label veya bir Müzik playlisti için kısayol oluşturmamıza izin veriyor.
  • Widget: Şu an sadece 3 adet bulunan widgetlardan birini seçip masaüstümüze ekleyebiliyoruz, ön tanımlı olarak saat ve Google arama widgetları zaten masaüstümüzde bulunuyor, bunların dışında bir de Picture Frame adında bir widget bulunuyor ki bundan birden fazla oluşturup masaüstlerimizden birini sadece bununla süsleyebiliriz. Aşağıda kendi ekranımdan bir görüntü yer alıyor.
  • Wallpaper: SD kartımızda yer alan resimlerden birini ya da bünyesinde barındırdığı hazır duvar kağıtlarından birini seçmemize olanak sağlıyor.

6

Klasör konusuna ayrıca değinmek stiyorum, eğer çok fazla program indirdiyseniz ve bunları kategorize etmek istiyorsanız klasör kullanımı imdadınıza yetişiyor.  Masaüstünde yer varsa istediğiniz kadar klasör oluşturabiliyorsunuz, oluşturduğunuz klasöre dokunduğunuzda açılıyor, başlık kısmına uzunca süre dokunduğunuzda klasöre isim verebileceğiniz bir pencere açılıyor.

device device2

Masaüstünde yer alan tüm ikonları ve widgetları, üzerlerine uzunca bir süre basılı tuttuğunuzda hareket ettirebiliyorsunuz. Böylece bir ikonu istediğiniz bir klasörün içine atabiliyor ya da 3 masaüstünden herhangi birine taşıyabiliyorsunuz. Eğer bir ikonu tamamen kaldırmak istiyorsanız başlat menüsünün bulunduğu yere taşıyarak kaldırabiliyorsunuz.

31

Yazının bu bölümünde cihazın üzerinde yer fiziksel tuşlardan bahsedeceğiz:

android21

MENÜ: Bu düğme farklı durumlarda farklı özelliklere sahiptir, ekran kilidi aktif iken herhangi bir tuşa basıp sonra MENU düğmesine basarsanız kilidi açmış olursunuz. Ayrıca bu tuşa basarak masaüstü ile ilgili ya da her çalıştırdığınız programda o programa ait seçenekleri görürsünüz.

yes : Bu düğmeye basarak klasik telefonlarda olduğu gibi gelen çağrıları yanıtlayabilirsiniz. Bu düğmeye uzun süre basılı tutunca sesli arama özelliğini açmış olursunuz. Ekrana Listening penceresi çıkar ve sizden aramak istediğniz kişinin adını veya numarasını söylemnizi bekler, bu özellik Türkçe isim ve numaralar için çalışmıyor (aslında denemedim ama bu riski göze alıyorum:) ).

device3

home: Bu düğmeye basarak o an hangi programda olursanız olun masaüstüne dönebilirsiniz, bu esnada program arka planda çalışmaya devam edecektir, eğer geliştirici tarafından özel bir kodlama yapılmadıysa. Ayrıca bu düğmeye uzun süre basılı tutunca en son çalıştırdığınız ve arka planda çalışmaya devam eden uygulamaların ikonlarını (en fazla 6 tanesini) bir pencerede görerek,  isetdiğiniz bir tanesine geçiş yapabilirsiniz.

device4

TRACKBALL: Bu düğme fiziksel tuş setinin tam ortasında yer alır ve bilgisayarlarımızdaki fare gibi çalışır. Listelerin ve düğmelerin üzerinde gezinmeye sağlar, üzerine tıkladığınızda seçili olan objeyi tıklamış olursunuz. Zaten dokunmatik olan ve programları da dokunarak çalışacak şekilde tasarlanmış bir cihazda pek ihtiyaç duymasam da internette gezinirken birbirine çok yakın linklerin arasında gezinmek için çok ideal olduğunu da söylemem lazım.

back: Bu düğmeye basarak kullandığınız tüm programlarda bir önceki ekrana geri dönebilmektesiniz. Tüm programlarda diyorum çünkü bu özelliği kullanmak için geliştiricilerin uygulamalarında özel bir kodlama yapmasına gerek bırakmamışlar. Bu düğmeye bastığınızda programın zaten ilk ekranındaysanız masaüstüne dönebilmektesiniz.  Tabi eğer geliştirici tarafından özel bir kodlama yapılmadıysa bu durum geçerlidir.

no: Bu düğmeye basarak klasik telefonlarda olduğu gibi gelen çağrıyı rededebilirsiniz.  Uzun süre basarsanız size iki seçenek sunacağı bir pencere açacaktır. Silent mode seçeneği telefonu sessize alabilir ya da Power off seçeneği ile telefonunuzu kapatabilirsiniz. Kapattığınız telefonu yine bu düğme ile açabiliyorsunuz.

device5

Sezer Yeşiltaş Android, G1

Android’li G1’e Genel Bakış I (Google ve Internet)

December 23rd, 2008

Eğer bir Google hesabınız var ve benim gibi etkin Google ürünleri kullanıyorsanız, hareket halindeyken bu servislere en yakın olmanın en iyi alternatifi Android’li G1 desek sanırım abartmış olmayız.
Gmail’inize G1 üzerinde bulunan Google’ın geliştirdiği Gmail uygulaması ile erişebiliyor ve oldukça etkin kullanabiliyorsunuz. Google Takvim’inize ise G1 üzerindeki Calendar uygulaması ile erişebiliyor yeni etkinlikler girebiliyorsunuz ve her zaman senkronsunuz.

Gmail’inizde bulunan tüm kişilere Contact uygulamasıyla anında erişebiliyorsunuz. Adres defteriniz Gmail hesabınızla senkron çalıştığı için yeni kişileri Gmail Web sayfalarından ekleyebilir anında telefonunuzda kullanabilirsiniz. Senkronizasyon oldukça hızlı ve problemsiz. İlk işim Outlook’tan dışarı aktardığım kişileri Gmail hesabıma topluca eklemek oldu, 5 dakika sonra 840 kişiyi G1’de görmeye başladım.

Cihazın üzerinde bulunan IM uygulaması ile Google Talk hesabınıza sürekli çevrim içi kalabiliyorsunuz.

Ayrıca ülkemizde bir çok özelliğinden faydalanamasak da Google Maps uygulamasını içeriyor ve cihazın üzerinde varsa GPS ile entegre çalışabiliyor.

Henüz Flash desteği bulunmamasına rağmen Youtube uygulaması ile bir başka Google servisi olan Youtube videolarından uzak kalmıyoruz.

Internet tarayıcısına gelince gerçekten çok başarılı. Oldukça kararlı çalışan bu tarayıcı çok artistik özelliklere sahip olmasa da temel bir çok ihtiyaca cevap veriyor:

  • Sayfa Yakınlaştırma/Uzaklaştırma(Zoom in/out)
  • Yer imleri (Bookmark)
  • Otomatik adres tamamlama (Autocomplete)
  • Resim,dosya İndirme yeteneği (Download)
  • Çoklu pencere desteği
  • Link Kopyala/Yapıştır (Copy/Paste)
  • Sayfada içerik arama (Search)
  • Şifre Yönetimi (Password management)

Tüm bunların yanı sıra gelişmiş bir tarayıcıya sahip olduğu için bir çok web uygulamasını da rahatlıkla kullanabiliyoruz. Hatta iPhone için optimize edilen web siteleri de aynı konforla kullanılabiliyor.

Denediklerimden bazıları:

Android’li bir G1 telefonunuz varsa Internete çok yakınsınız…

Sezer Yeşiltaş Android, G1 ,